CEZA MUHAKEMESİ HUKUKUNDA SÜRELER

          Ceza muhakemesi hukukunda üç çeşit süreden söz edilir. Bunlar Hak Düşürücü Süreler,

Koruyucu Süreler  ve Düzenleyici Sürelerdir.

          Kanun, bir işlemin yapılacağı zamanı göstermek için sürenin yukarı haddini tayin

etmesi durumunda Hak Düşürücü Süre söz konusudur.  Örneğin , temyiz talebi için hükmün

bildirilmesinden itibaren bir haftalık süre öngörülmüştür. Böyle durumlarda süre hakkın doğumu

 ile değil, düşmesi ile ilgilidir.

          Yasanın bir işlemin yapılmayacağı zamanı göstermek için sürenin aşağı haddini

tayin etmesi durumunda Koruyucu Süre söz konusudur. Örneğin celpnamenin tebliği ile duruşma

 günü arasında en aşağı bir hafta geçmek gerekir.

          Yasanın bir ceza muhakemesi işleminin yapılması veya yapılmaması için yaptırımı

olmayan bir süre tayin etmesi durumunda  ise Düzenleyici Süre söz konusudur. Örneğin CMK

adi itirazda , hakimin üç gün içinde dosyayı merciine göndermesini öngörmüştür. CMK 318 :Madde )

Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hâkimin reddi isteminin süresi :

 MADDE :25:  1- Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk

derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya; duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde

 inceleme raporu ve Yargıtayda görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor

 üyelere açıklanıncaya kadar istenebilir. Diğer hâllerde, inceleme başlayıncaya kadar hâkimin

reddi istenebilir.

            2- Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma veya inceleme bitinceye

 kadar da hâkimin reddi istenebilir. Ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren

yedi gün içinde yapılması şarttır.

Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat

MADDE :38:  1- Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat, tebliği gereken evrakın aslının

verilmesi suretiyle olur. Tebliğ ile bir süre işlemeye başlıyorsa verildiği gün, Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından evrakın aslına yazılır.

Süreler ve Eski Hâle Getirme:

Sürelerin hesaplanması :

MADDE :39:  1- Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.

            2-Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla

 karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.

            3-Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı

olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa;

süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer.

            4-Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.

Eski hâle getirme :

MADDE :40:

            1- Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir.

2-Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.

Eski hâle getirme dilekçesi :

MADDE :41: 1- Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye

 uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.

             2- Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini

de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir.

Gözlem altına alınma:

MADDE :74:

             1- Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup

olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki

etkilerini saptamak için; uzman hekimin önerisi üzerine, Cumhuriyet savcısının ve müdafiin

dinlenmesinden sonra resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına, soruşturma evresinde

sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından karar verilebilir.

             2-

             3 - Gözlem süresi üç haftayı geçemez. Bu sürenin yetmeyeceği anlaşılırsa resmî sağlık

kurumunun istemi üzerine, her seferinde üç haftayı geçmemek üzere ek süreler verilebilir; ancak

sürelerin toplamı üç ayı geçemez.

              4-

              5-

Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği:

MADDE:80: 1-

              2 - Bu bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi,

beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde Cumhuriyet savcısının

huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir.

Gözaltı :

MADDE :91:1- Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa,

soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. ( Değişik cümle :

25.05.2005-5353/8 md. ile )Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye

gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren  yirmidört saati geçemez.

( Ek cümle : 25.05.2005-5353/8 md. ile )Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme

 için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.

             2 - Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu

işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığına bağlıdır.

             3 -  Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının

çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere,

üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına

alınana derhâl tebliğ edilir.

             4 - Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet

savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci

derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh

ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu

sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu

kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet

Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.

             5 -  Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan

kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgiliyeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet

savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.

             6-Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne

çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.

Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi :

MADDE :94 ( Değişik madde : 25.05.2005-5353/9 md. ile ) (1) Hâkim veya mahkeme

tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi,

en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde

en yakın sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır; serbest bırakılmadığı takdirde, yetkili hâkim veya mahkemeye

en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır.

Tutuklulukta geçecek süre :

MADDE :102: 1- Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok

altı aydır. Ancak, bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek dört ay daha uzatılabilir.

             2 - Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır.

Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.

             3- Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile

 müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.

Tutukluluğun incelenmesi :

MADDE :108:1- Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç

otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda,

Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından 100 üncü madde hükümleri göz

önünde bulundurularak karar verilir.

             2 -Tutukluluk durumunun incelenmesi, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli

tarafından da istenebilir.

             3-Hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının

gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da

birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re'sen karar verir.

Elkoyma kararını verme yetkisi :

MADDE :127 : 1-

             2-

             3-( Değişik fıkra : 25.05.2005-5353/16 md. ile ) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma

işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren

kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.

 4-

 5-

 6-

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması :

MADDE :135: 1- ( Değişik 1. cümle : 25.05.2005-5353/17 md. ile )Bir suç dolayısıyla yapılan

soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka

suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca

bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla

iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.

Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört

saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir

Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.

            2-

            3 - Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir

uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını

tespite imkân veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok

üç ay için verilebilir; bu süre, bir defa daha uzatılabilir.( Ek cümle : 25.05.2005-5353/17 md. ile )

Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde,

hâkim bir aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilir.

           4-Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için,(..)(Mülga cümle:25.05.2005-5353/17 md. ile )

mobil telefonun yeri, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının

kararına istinaden tespit edilebilir. Bu hususa ilişkin olarak verilen kararda, (...)

( Mülga cümle : 25.05.2005-5353/17 md. ile ) mobil telefon numarası ve tespit işleminin süresi

belirtilir. Tespit işlemi en çok üç ay için yapılabilir; bu süre, bir defa daha uzatılabilir.

5-

            6-

Kararların yerine getirilmesi, iletişim içeriklerinin yok edilmesi :

MADDE :137 : 1-

            2-

            3-135. maddeye göre verilen kararın uygulanması sırasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer

olmadığına dair karar verilmesi ya da aynı maddenin birinci fıkrasına göre hâkim onayının alınamaması

halinde, bunun uygulanmasına Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl son verilir. Bu durumda, yapılan

tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç on gün içinde

yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edilir.

            4-Tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde,

( Ek ibare:25.05.2005-5353/18 md ile ) "soruşturma evresinin bitiminden itibaren" en geç

onbeş gün içinde, Cumhuriyet Başsavcılığı, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında

ilgilisine yazılı olarak bilgi verir.

Tazminat isteminin koşulları:

MADDE :142:1- Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren

üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde

tazminat isteminde bulunulabilir.

             2-

             3-

             4 -   Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde

giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan

dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.

             5-Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir

 örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan

ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.

             6-

 7-

 8-

Cumhuriyet savcısının kararına itiraz :

MADDE :173: 1- Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine

tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının

yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi

başkanına itiraz edebilir.

             2-

İddianamenin iadesi :

MADDE :174: ( Değişik madde : 25.05.2005-5353/27 md. ile ) (1) Mahkeme tarafından,

 iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma

evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;

             İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.

İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması :

MADDE : 176 : 1-

             2 -Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en

az bir hafta süre bulunması gerekir.

Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi :

MADDE :177:1- Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini veya savunma delillerinin toplanmasını

istediğinde, bunların ilişkin olduğu olayları göstermek suretiyle bu husustaki dilekçesini duruşma

gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir.

Sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu :

MADDE :198: 1- Duruşma, sanık hazır bulunmaksızın yapılırsa, mahkemenin karar ve işlemlerinin

kendisine tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde, sürenin geçmesinden doğan sonuçları gidermek

için sanık, kanunî nedenlere dayanarak, mahkemenin o karar ve işlemleri hakkında eski hâle getirme

isteminde bulunabilir.

             2-Ancak, sanık kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmuş veya müdafii aracılığıyla

 temsil edilmek yetkisini kullanmış olursa artık eski hâle getirme isteminde bulunamaz.

Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar :

MADDE :232 :

             3 - Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç

onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.

 4-

MADDE :251 :

             5 - 250 nci madde kapsamına giren suçlarda, yakalananlar için 91 inci maddenin birinci

fıkrasındaki yirmidört saatlik süre kırksekiz saat olarak uygulanır. Anayasanın 120 nci maddesi

gereğince olağanüstü hâl ilân edilen bölgelerde yakalanan kişiler hakkında 91 inci maddenin üçüncü

fıkrasında dört gün olarak belirlenen süre, Cumhuriyet savcısının talebi ve hâkim kararıyla yedi güne

kadar uzatılabilir. Hâkim, karar vermeden önce yakalanan veya tutuklanan kişiyi dinler.

Kovuşturma :

MADDE :252 :

             d-Bu davalarda esas hakkındaki iddiasını bildirmek için Cumhuriyet savcısına, katılan veya

vekiline; iddialara karşı savunmasını yapmak için sanık veya müdafiine makul bir süre verilir.

Bu süre, savunma hakkının sınırlanması anlamına geleceği durumlarda re'sen uzatılabilir.

             2 - 250 nci maddenin birinci fıkrasının ( c ) bendinde öngörülen suçlar bakımından,              

  Kanunda öngörülen tutuklama süresi iki kat olarak uygulanır.

Uzlaşma :

MADDE :253 :

             5-Uzlaştırıcı, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaşmayı sonuçlandırır.

Cumhuriyet savcısı bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi otuz gün daha uzatabilir. Uzlaştırma

süresince zamanaşımı durur.,

             7-Uzlaştırıcı, yaptığı işlemleri ve uzlaşmayı sağlayıcı müdahalelerini belirten bir raporu on gün

 içinde ilgili Cumhuriyet savcısına sunar.

İtiraz usulü ve inceleme mercileri :

MADDE :268: 1- Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı

hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı

veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda

bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya

hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.

             2 - Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir;

yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.

İstinaf :

MADDE :272:  1- İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna

başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge

adliye mahkemesince re'sen incelenir.

İstinaf istemi ve süresi :

MADDE :273: 1- İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü

veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır;

beyan tutanağa geçirilir ve  tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü

madde hükmü saklıdır.

             2-Hüküm, istinaf yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre

tebliğ tarihinden başlar.

             3-Asliye ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı

çevresi içerisindeki sulh ceza mahkemelerinin; ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet

savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye ve sulh ceza mahkemelerinin

hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet Başsavcılığına geliş tarihinden itibaren yedi gün

içinde istinaf yoluna başvurabilirler.

 4-

 5-

             6 -   Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı

 isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren yedi

gün içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler.

İstinaf başvurusunun etkisi :

MADDE :275: 1- Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller.

             2-Hüküm, istinaf yoluna başvuran Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle

birlikte açıklanmamışsa; hükme karşı istinaf yoluna başvurulduğunun mahkemece

öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir.

İstinaf isteminin hükmü veren mahkemece reddi :

MADDE :276: 1- İstinaf istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra veya aleyhine istinaf

yoluna başvurulamayacak bir hükme karşı yapılmışsa ya da istinaf yoluna başvuranın buna

hakkı yoksa, hükmü veren mahkeme bir kararla dilekçeyi reddeder.

             2-İstinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı veya ilgililer, ret kararının

kendilerine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bölge adliye mahkemesinden bu hususta

bir karar vermesini isteyebilirler. Bu takdirde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir.

Ancak, bu nedenle hükmün infazı ertelenemez.

İstinaf isteminin tebliği ve cevabı :

MADDE :277: 1- 276 ncı maddeye göre hükmü veren mahkemece reddedilmeyen istinaf

dilekçesi veya beyana ilişkin tutanağın bir örneği karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğ

tarihinden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevabını verebilir.

Temyiz istemi ve süresi :

MADDE :291: 1- Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü

veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle

yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık hakkında

263 üncü madde hükmü saklıdır.

              2-Hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre

tebliğ tarihinden başlar.

Temyiz başvurusunun etkisi :

MADDE :293: 1- Süresi içinde yapılan temyiz başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller.

              2  -    Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle

birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin bölge adliye mahkemesince öğrenilmesinden

 itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir.

Temyiz gerekçesi:

MADDE :295: 1- Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için

belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü

temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet

savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir.

Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı hükmü veren mahkemece reddi :

MADDE :296: 1- Temyiz istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz

edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz

olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.

             2-Temyiz eden, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde

Yargıtaydan bu hususta bir karar vermesini isteyebilir. Bu takdirde dosya Yargıtaya gönderilir.

 Ancak, bu nedenden dolayı hükmün infazı ertelenemez.

Temyiz dilekçesinin tebliği ve cevabı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görevi :

MADDE :297: 1- 296 ncı maddeye göre hükmü veren bölge adliye mahkemesince reddedilmeyen

temyiz istemine ilişkin dilekçesinin bir örneği karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğ tarihinden

itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevabını verebilir.

             2-

             3  - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz

 etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi hâlinde sanık veya müdafii ile katılan

 veya vekillerine ilgili dairesince tebliğ olunur. İlgili taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde yazılı

olarak cevap verebilir.

             4-

             5- 262 ve 263 üncü madde hükümleri saklıdır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi :

MADDE :308: 1- Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

Delillerin toplanması :

MADDE :320 : 1-

             2- 

             3 -Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhuriyet savcısı ve hakkında hüküm

kurulmuş olan kişiden yedi günlük süre içinde görüş ve düşüncelerini bildirmeleri istenir.

Adlî tatil :

MADDE : 331: 1- Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl ağustosun birinden

eylülün beşine kadar tatil olunur.

             4 -Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.

Bilgi isteme :

MADDE :332: 1- Suçların soruşturma ve kovuşturması sırasında Cumhuriyet savcısı, hâkim

 veya mahkeme tarafından yazılı olarak istenilen bilgilere on gün içinde cevap verilmesi zorunludur.

 Eğer bu süre içinde istenen bilgilerin verilmesi imkânsız ise, sebebi ve en geç hangi tarihte cevap

 verilebileceği aynı süre içinde bildirilir.